6 Haziran 2009 Cumartesi

İşte Beşiktaşlı Mehmet Topuz

BAŞLARKEN

Bir süredir takip ediyorum bu blog sitelerini son zamanlarda iyice işin içerisine girmeye,olaya adapte olmaya başlamıştım ki bu malum kapatma kararı çıkageldi.Neyseki fazla uzun sürmedi de bende diğer insanlarla,dünyayla fikirlerimi paylaşmaya diğer arkadaşların fikirlerini yazdıklarını dünya görüşlerini kaldığım yerden okumaya devam edeceğim.Tam da bu anda içimdeki ses açığa çıkmaya başladı madem birçok insan fikirlerini söylüyor görüşlerini ortaya koyuyor,ben niye yapmayayım benim onlardan neyim eksik diye bir ego şişmesi yaşadım.İşte bu heyecanla bu siteyi hazırlıyorum ve hizmetinize sunuyorum.Amacım sadece kendimi biraz olsun ifade edebilmek(zaten bu değilmi blogların varoluş nedeni) ve yasaklarla dolu ülkemizde bazı şeylere tepkimizi sessiz kalarak değil konuşarak ve konuştuklarımızı icraata geçirerek ortaya koymaya çalışmak olacak.Bu sayfayı oluştururken esinlendiğim bir kaç blog sayfası oldu.Ama önemli olan herkesin kendini ifade etmesi ve özgün fikirlerini kendi içerisindeki fikir duygu ve düşüncelerini internet ortamına sunarak hiç tanımadığı görmediği ama yazılarını beğendiği o yazıların içinde kendinden bişeyler bulduğu kişilerle fikir alışverişinde bulunmak ve kendi düşüncelerinin kendi yargılarının kendine göre çok benimsediği çok önem verdiği ya da tam bilakis hiç beğenmediği eleştirdiği değerlerin başkaları tarafından nasıl yorumlandığı olaya daha objektif olarak bakan arkadaşlarımın bana katabileceği yapacağı yorumlarla beni etkileyebilecekleri kanısıyla yola çıkıyorum.Tabi bu zaman içerisinde belki bazı noktalarda kendimle çelişeceğim bazen o objektifliği kendi yazılarıma uygulayıp kendi kendimi de eleştireceğim.Burada önemli olan benim görüşlerimin diğer kişiler tarafından nasıl yorumlandığı üzerinedir.Genel olarak ilk hissiyatım bunlar bakalım zaman içerisinde neler olacak

Eden Hazard



Son yıllarda Belçika futbolunun dünya futboluna armağan ettiği 91 dogumlu genc yetenek ..

Eden Hazard futbola Belçika mahalli takımlarından Royal Stade Brainois’te başlamış daha sonrasında Fc Tubize transfer olmuş ve gerisi Losc scoutları sayesinde çorap söküğü gibi gelmiş ..

2005 yılında geldiği Lille ‘ e önce genc takımda baslayıp 2 yıl burada oynadıktan sonra Rudi Garcia sayesinde 2007 – 2008 sezonunda A takıma alınmıştır ..

Oldukça mütevazi duruşu belkide onu Lille takımında vazgeçilmez yapan en önemli etkendir .

Oyun yapısıyla tipik ‘’ Attacking Midfiedler ‘’ diye tabir ettiğimiz bölgeye bana göre Fransa liginde yakışan en genç oyuncudur ..

Kulüp bazında yükselişi onu milli takım düzeyinde de müthiş bir artışa sürükledi desek herhalde yalan olmaz . .
Ülkesi için U-17 , U-18 , U-19 takımlarının hepsini tattı ve bu yükseliş ona 18 Kasım 2008 tarihinde A milli formayı giyme başarısını gösterdi . Luxenburg ‘ la yapılan bir maçta 67. dakikada Wesley Sonck’un yerine oyuna alındı ..

Ailece futbol aşığı olan Hazard ailesinin 16 yaşındaki üyesi Thorgan Hazard ‘ da ağabeyi Eden Hazard gibi Fransız futbolu için hizmet veriyor ve şuan RC Lens klubunde forma giyiyor ..

Kim bilir belkide ileride Hazard kardeşler adından sıkça söz ettirir ..

5 Haziran 2009 Cuma

Sergio Lionel '' Kun '' Agüero






2 Haziran 1988 doğumlu Arjantinli genç golcü henüz erken yaşlarda rekorlar kırmayı becermiştir ..

15 yaşına gireli 35 gün olmuşken Arjantin liginde forma giyme başarısı göstermiştir bu rekor daha öncesine onun kayınpederine yani Diego Armando Maradona’ya aittir .. 17 Yaşında tanıştığı Atletico Madrid’e 17 M £ ya transfer olmuştur şimdiki değeri ise neredeyse 4 katı 55 M £ ..

Topu alıp fuleli koşularıyla göz zevkimizi tatmin etmektedir ..

Formasında ‘’ Kun ‘’ ismi aynı zamanda onun lakabıdır .. ‘’Kun’’ her dilde farklı yorumlanan sözcük fakat Agüero için japonca anlamını kullanıldıgı söylenir ..


Atletico Madride geldiğinde şöyle bir açıklaması vardır ;


‘’ Asla R harfi ile başlayan klupte forma giymem ‘’ demiştir herkez onun Atletico Madrid’in ezeli rakibi Real Madrid’den bahsettiğini sanırken aslında O , yetiştiği klubun yani İndipendiante nin ezeli rakibi olan Racing Club’tan bahsetmiştir …

Üstün özelliklerle donatılmış bu futbolcunun belkide tek eksikliği fiziksel olarak biraz ‘’zayıf ‘’ futbolcu olmasıdır .. Bu özelliği ona ikili mücadelerde dezavantaj yaratabilmektedir ..

4 Haziran 2009 Perşembe

Dangerous Goal Weapons :



Vedad Ibisevic ;















İbisevicin hayatı aslında tam bir hikayedir ..

Bosna savaşı sıralarında ailesinin zorunlu göçü beklide onun hayatını değiştirmiştir . göç ettikleri Bosna ‘ nın Tuzla şehrinde Proleter Slavonovići de futbola başlamıştır . daha sonra Bosna birinci lig takımlarından Zmaj od Bosne'a gitmiştir. Bu sürede Bosna-Hersek genç milli takımına seçilmiştir .

Ekonomik Sıkıntılar baş gösterince 2000 yılında isviçreye göç kararı alınır . 10 ay Fc Badende antrenman yapar fakat bela onun peşini bırakmamıştır . Vize problemleri nedeniyle A.B.D nin St Louis eyaletine göç etmiş ve St. Louis Univercity takımında oynamıştır orda futbol dehası Michel Platini’nin dikkatini çekmiş ve sadece 1 sezon Psg forması giymiştir . . Daha sonra Dijon’a transfer olan Bosnak yıldız 2006 senesinde Alemannia Achen takımına transfer olmuştur burada başarılı bir sezonun ardından 2007 de ilk A milli formayı giymiş ve ardından FC Hoffenheim ın yolunu tutmuştr burada ilk sezon umdugunu bulamasa da ikinci sezonunda müthiş bir patlama yapar ve 17 maçta 18 gol atar bela bu adamın peşine yeniden takılır ve sakatlığı baş gösterir ligin ilk yarısına doğru sezonu kapattığı haberi onun için acı bir sondur ..

İlginçtir ki 17 maçta attığı 18 gol onu tam 23 hafta gol kralı olarak tutmuştur ..

Rakipleri Edin Dzeko , Grafite ve diğerleri onun oynamadığı süre içerisinde bile onu geçememiştir taki 23. haftaya kadar ..




Michel Bastos ;


















Futbola feyenoord da başlayan 26 yaşındaki brezilyalı yıldız tam bir görev adamıdır . . maçlarda yaptıgı sürpriz çıkışlar nedenli haklı olduğumuz gösterir .

Feyenoord da oynadıktan sonra Excelsior a kiralanan yıldız oyuncu istediğini bulamamış ve ülkesine dönmeyi kafasına koymuştur … Brezilyada geçirdiği 4 senede Parananse , Gremio , Figuerense , Parananse defterlerini açmış olan Michel , tekrar avrupanın yolunu tutmuştur . .

2006 Yılında Losc Lille takımına katılan Michel , ilk maçını Rennes’e karşı sadece 65 dakika oynamış ve menajerine kendisini göstermiştir.




Edin Dzeko ;


















Ülkesinin takımlarından FK Željezničar da futbola başlayan dev santrafor .. FK Željezničar da piştikten sonra Tepliceye transfer olmuştur . 43 maça çıkmış ve 17 gol kaydettikten sonra zaten gerisi çorap söküğü gibi gelmiş Felix Magath bu oyuncuyu bir gol makinası haline getirmiştir ..
Wolfsburgun şampiyonluğunda hatırısayılır payı vardır ..

Efsanevi Yapıtlar : Goal I & Goal II










Goal I ! The Dream Begins ! ..

Santiago Munez , günün birinde çok ünlü bir futbol yıldızı olma hayalleri kuran Latin bir delikanlıdır. Doğu Los Angeles'ın Barrios kesiminden gelen genç futbolcu, Newcastle'a gider ve İngiltere Premier Liginin ışıltılı dünyasıyla tanışır.

Goal II ! Living The Dream ! ..

Newcastle United futbol klübünde deneyim kazandıktan sonra, Santiago Munez Real Madrid'e transferi ile David Beckham, Zinedine Zidane ve Ronaldo gibi efsane futbolcular ile aynı sahada top koşturma şansı kazanır.

17 Ocak 2009 Cumartesi

Ofansif mi Defansif mi ?

Evet dünya üzerinde cogu teknik adamın oynadıgı taktiksel olgular .. defansif futbol mu ofansif futbol mu ?

aslında her iki futbol tipide bir takıma uyum saglayabilir fakat çözülürseniz patlarsınız yani gömünün yerini belli ederseniz aç kalırsınız ..

Otto rehhagel ' in Yunanistan'ı euro 2004 te defansif futbolla sampiyon olmustur o zamanlar Türk milli takımının antrenörü olan ersun yanal da tezat bir futbol sergileyerek ofans futbolunu benimsemistir

Sene 2008 i göserdiginde Otto rehhagelin yunanistanı gruptan 0 cekerek euro 2008 e veda etmiştir ..

Euro 2008 in defansif futbolla dikkat ceken bir takımıda raymond domenech in Fransa ‘ sı .. Teknik ve ofansif yönden kuvvetli Fransa milli takımını defansif ve sıkıcı bir futbol oynatan domenech tepkileri üzerine toplayan isim olmuştu ..


Tabi bu futbol olgularını takımlara uygulayabilmekte büyük bir ustalık gerektiren bir iş örneğin fabio capello real madride geldiği günden itibaren defansif oyun tarzını benimsemistir süper ofansif kadroya defansif sistemi aşılayan capello real madridi de şampiyon yapmıştır tabi daha sonrasında görevini bırakıp İngiltere milli takımına gitmeside herhalde macera aramaktan baksa bir şey olmasa gerek ..

Bu olguları iyi bir şekilde uygulayan diğer usta teknik adam ise Mourinho Chelsea de sağlam bir ofansif futbol oynatan Jose Mourinho 2004-2005 sezonundan beri yıldızlar topluluğu Chelsea de 38 maçta 29 galibiyet alarak Premiere League tarihine de adını yazdırdı. Lig tarihinde bir sezonda en fazla maç kazanan, en fazla puan alan (95) ve en az gol yiyen (15) takım oldu Chelsea. 2004-2005 sezonunda Chelsea’nin son şampiyonluğunun ardıntan tam 50 yıl geçmiş bulunuyordu.

Diğer teknik adamımız ise mircea lucescu .. defansif futbolla Besiktas’ı 2002 – 2003 sezonunda şampiyon yapan ve öncesinde Galatasarayla maceralar yaşayan Rumen teknik adam aşırı defansif futboluyla Türkiye’de bazı spor yazarları tarafından ‘’korkak’’ diye anılmıştır ..

Euro 2008 ' in Enleri ..

1. En erken atılan gol: Hırvatistan-Avusturya maçında dördüncü dakikada Modric'in penaltıdan attığı gol.
2. En geç atılan gol: Semih'in Hırvatistan'a 120+2. dakikada attığı gol. Maç penaltılara kaldı ve Türkiye kazandı.
3. Adından en çok bahsedilen oyuncu: Arshavin-Rusya, Arda Turan-Türkiye.
4. En çok hayal kırıklığı yaratan futbolcu: Benzama-Fransa.
5. En çok koşan futbolcu: İlk defa 16 kamerayla futbolcuların ne kadar koştuğu, hangi hızla koştuğu tespit edildi. Buna göre; Hırvat Ivica Olic, 31.76 km hızla turnuvanın en hızlı oyuncusu. En çok koşan oyuncu ise 46.2 km ile Alman Michael Ballack.
6. En sempatik futbolcu: Yeni Cruyff olarak adlandırılan Hırvat Modric.
7. En agresif oyuncular: Türk Milli Takımı'ndan Volkan Demirel, Tuncay Şanlı ve Fransız Eric Abidal.
8. En çok konuşulan maç: TürkiyeÇek Cumhuriyeti maçı son 50 yılın en iyi eleme maçı seçildi. Türkiye 2-0 yenik olduğu maçı, son 15 dakikada attığı gollerle 3-2 kazandı.
9. En sıkıcı maç: Fransa-Romanya ve 1-1 sonuçlanmasına rağmen Avusturya-Polonya maçı.
10.En iyi antrenör: Slaven Biliç (Hırvatistan) ve Guss Hiddink (Rusya Cumhuriyeti).
11.En çok hayal kırıklığı yaratan antrenör: Raymond Domenech (Fransa).
12. En genç oyuncu: İsviçre milli takımının Türk kökenli oyuncusu Eren Derdiyok, 12 Haziran 1988 doğumlu.
13.En yaşlı oyuncu: Avusturya milli takımından Ivica Vastic, 29 Eylül 1969 doğumlu.
14.En mücadeleci oyuncu: Çek Marek Jankulowski girdiği ikili mücadelelerin 13'ünden başarıyla çıktı.
15.Milli takımlara en çok futbolcu veren kulüp: Alman Bayern Münih'in dokuz oyuncusu turnuvada oynadı.
16.En çok faul yapılan oyuncu: İsviçreli Valon Behram ve Alman Michael Ballack.
17.En kötü maç yöneten hakem: Türkiye-Almanya maçının hakemi İsviçreli Massimo Busacca.
18.Golle sonuçlanan en iyi organize atak: Hollanda'nın İtalya'ya attığı ikinci gol, 19.En yavaş futbol oynayan takım: İsveç oynadığı tüm maçlarda toplam 29 atak yaptı ve topa yüzde 42.67 oranında sahip oldu. İsviçre'yle birlikte en az olumlu pas çeviren takım oldu.