17 Haziran 2009 Çarşamba

Adventure ‘’7’’



Bu adamlar tam bir 7 numara avcısı .. işin ilginç tarafı hedef hiç şaşılmıyor ve 12’den vuruluyor bunda büyük pay sahibi alex ferguson mu yoksa çılgın kurmayları mı ?

Hedefteki yeni 7 numara adayı Douglas Costa ..

18 ‘lik bu genç yıldız su an Gremio’da fakat Alex Ferguson bu ‘’wonder kid’’in peşini bırakacak gibi görünmüyor ..

Real Madrid’e satılan bundan önceki 7 numara C.Ronaldo ve daha önceki 7 Numara David Beckham işin üstadı Alex Ferguson ve çılgın kurmayları tarafından bulundu ..

Sir Ferguson şaşılacak bir zat tarz ötesi bir felsefesi var ..

Elinde dünyanın sayılı bütçelerinden var , daha yeni transfer rekoru kırmışsın ve hala yetenek avcılığı yapıyorsun ..

Bundan önceki son 3 7 numaraya bakıldığında hepsi futbolun devleri acaba douglas Manchester’a yakışır bir 7 numara olabilecek mi?

Ha bu arada bu sürprizi real madrid’e verelim .. ortada henüz imza olmasa da Manchester United yeni 7 numarayı buldu gibi parayı hazırlayın ..

Marseille Attente Moi



Football Manager adlı futbol oyunundan yeni bir manager olarak atanıyorsunuz ve size yöneltilen ilk soru ‘’ in your dream job ? ‘’ gibisinden bir soru oluyor bu soruyu Servet’e yöneltsek nasıl bir cevap alırız ? . . .

Kartalspor’da başlayan profesyonel kariyeri ve birbirini izleyen kulüpler ..

Ardından sarsıntılı dönemler bir sivas macerası , milli takım ve sonrası ..

Ve Servet şimdi Fransız Marseille kulübünde .. Kariyerindeki bu yükselmenin sebebini kendisine sorsak herhalde kesin bir cevabı yoktur ..

Yanlız Servet Avrupa’da ne kadar ‘’rahat ‘’ oynayabilir .. Her futbolcunun yaşadığı adaptasyon sorununu oda kesinlikle yaşar ve bunları nasıl aşar ?

Belkide futboluyla bunları aşacaktır , peki futbol dışında hayatı nasıl olacak ? ..

Takım arkadaşları tarafından ‘’türkü baba ‘’ lakaplı Servet harhalde türkülerle vatan özlemini dindirecek ..

Galatasaray’da Servet’in ‘’servetini’’ sürüyordur herhalde ? küçümsenecek bir fiyat değil tam 8 M £ ..

Ve eğer bu sene dolu dolu oynasaydı bu değer 8 değilde 8 üzeri olurmuydu ?

Merak ettiğim bir diğer soru acaba Rijkaard Servetin yerine o bölgeye kimi getirecek ?

Herhalde birazda bütçeden yararlanarak bir yıldız monte eder ..

Galatasaray’da bu sezon müdaafa bölgesinde önemli askerlerini yitirdi bu kadar riskli bölgede sağlam bir duvar hattı oluşturmak kolay olur mu ?

Ya da alınacak olan yeni satraforun defansif özellik taşıması mı beklenir ?

Ki Galatasaray bu atmosphere H.Kewell dan alışktır .

Muzynho ..

12 Haziran 2009 Cuma

Kontratak

Bir takım kontratak'a bu kadar mı güzel çıkar ya da kontratak'a çıkarken bu kadar mı iyi sızılır ?

Bu görüntü Real Mallorca - Real Madrid maçından .. Maçı Real Madrid 3-0 kazanıyor goller birbirinden güzel fakat benim ilgimi çeken ayır bir gol varki oda ilk gol ;


Maçın henüz 3. dk'sı Mallorca bir korner kazanıyor ve korneri Madrid savunması uzaklaştırıyor .. Top kaptan Raul'un önünde kalıyor ceza yayı civarından alıp orta alana kadar sürüyor soldaki Robben'i öyle bir görüyorki Mallorca'lı futbolcuların aklı daha geri koşmakta .. Tabi Robben'in hakkıda yenilemez .. Kendini çok iyi unutturmuş. Raul uzun bir ters topla Robben'i topla buluşturuyor ve sonrası ;

Mallorca takımından 7 kişi geri gelmeye çalışırken ;



Ve Sonrası ..

Gol Kaçınılmaz ;

8 Haziran 2009 Pazartesi

SuperClasico



Rekabetin Adı ;



Boca & River yer yüzünde siyah ve beyaz kadar farklı iki ezeli rakip. Tek ortak yönleri belkide kuruluş tarihleridir desek yalan olmaz ..

Arjantin insanının iki tutkusundan birisidir futbol ve ülke insanının çoğu takım seçmekte hiç de zorlanmaz .. iki seçenek vardır ;

Boca o la River ? .. Bu iki seçenekte hiç zorlanılmaz zaten sınıf farkı size seçme şansı bırakmaz ..

Aslında SuperClasico bana göre bir futbol duellosunun yanında bir tiyatro eseridir . Bu tiyatro senede iki defa tekrarlanır , birisi Bombonera ‘ da diğeri ise
El Monumental ’da .. bu eserin oyuncuları zaman zaman değişirken asıl yapıtaşları bu oyuna her zaman şahit olurlar ..

Bu ezeli rekabetin stad dışındaki yeri de bambaşkadır . . Bu iki klubun taraftarı asla aynı ortamda olmaz , hatta o kadardır ki Boca’nın sportif markası Nike , River’ın ise adidas’tır haliyle buda ülkede Nike – Adidas farklılığı meydana getirir. Bir Boca’lı asla adidas giyemez ..

SuperClasico ‘ nun her maç değişmez simgesi vardır .. Efsane Boca’lı

Maradona .. Boca’nın gurur kaynağıdır .. Bocalılar adeta ona taparlar ..

Bu iki kluple ilgili öğrendiğim şey beni oldukça şaşırttı ;

** Boca , 1 irlandalı 2 italyan 3 arjantinli genç tarafından kurulur ortada eksik bir şey vardır takım rengi ! .. hemen bir karar alınır ve ;

Limana ilk gelecek gemi takım rengini belirleyecektir .. limana yanaşan İsveç bandıralı gemi klubun rengini meydana getirir .. Renkleri artık Sarı – Lacivert ‘ tir ..

** 1905 tarihinde İngiliz kolonisi takımlarından olan Santa Rosa ve Rosales beyaz forma ile mücadele etmektedir. Aralarındaki maçlarda karışıklık olmaması amacıyla bir ekip formasına diagonal bir kırmızı bant koyar. İki kulüp birleştiğinde River plate’in forması da hazırdır ! ..

Muzynho ..

7 Haziran 2009 Pazar

Süper Spikerler ..


Super Speakers ;

Islerini yapmaktan ileri derecede haz aldıklarını düşündüğüm futbolla yatıp futbolla kalkan mucizevi şahıslar ..

Hatta o kadar çok bilgiye sahiptirler ki şaşırmanın da ötesine gidebilirsiniz içinizden ‘’ yok artık ‘’ cümlesi geçer ..

Örneğin bi Ertem Şener Klasiği , Wayne Rooney için ;

- Wayne Rooney öyle bir vurdu ki , Fizikçiler otursun bu golü tartışsın Eğer Ronaldinho çöldeki vaha ise bu çocuk kutup yıldızı ! ..

Bazen yaptıkları absürt cümleler sizi kırar geçirir ..

Bizzat tanık olduğum bir ‘’ ilker Yasin ‘’ klasiği ..

Manchester United – İnter Champions League Maçı ;

- Zanetti yaş 35 sahanın en yaşlısı , tam bir İnter aşığı ..

Bir Süre Sonra ;

- Top Van Der Sar ‘ a kadar geliyor .. Van Der Sar yaş 37 ..

Çoğu spikerin favori oyuncusu vardır onu anlatmaktan zevk duyarlar ..

Bir Ertem Şener klasiği daha ;

- Ronaldinho .. kimileri onu çok yakışıklı bulmasad 18 Milyon kızın odasında onun resmi var ..

- Ronaldinho .. futbolun prensi , müzik ve futbolla büyüdü Lampard onun en iyi arkadaşı …

( Lampard ne alaka ? ortak bir yanı yok , takımları farklı lisan , ulus zaten farklı ? )

Kimi spikerlerde golden sonar ne yapacaklarını şaşırır akla gelmeyen kelimeler sarf eder

Bir Emre Tilev klasiği

Beşiktaş – Liverpool Şampiyonlar Ligi Grup maçı ;


- Bobo .. Hyypia ‘ dan sıyrıldı .. Bobo , bobo booboo ..

Bobo çok babasın , bobo harikasın ..

( Bobo ‘ çok Babasın ? nerden buldun bu lafı yau ? ) ..

GALATASARAY'DA RİJKAARD DÖNEMİ


Transfer sezonu yeni başladı belki ama galatasaray bence bütün bir sezon konuşulacak çok önemli ve çok büyük bir transfere imza attı.Teknik direktör olarak Barcelona’da 2 lig şampiyonluğu kazanan, 1 kez de Şampiyonlar Ligi’nde kupa sevinci yaşayan Frank Rijkaard gibi çok önemli ve kariyerli bir hocayı takımın başına getirerek çok önemli bir iş başardı galatasaray yönetimi.Rijkaard'ın takıma gelmesiyle beraber avrupadan önemli isimlerde galatsaraya transfer olma konusunda biraz daha sıcak bir tavır sergileyebilir.umarım türk futboluna katkı sağlayabilir.

İLAHİ BARCA


Yıllardır barcelona ile real madrid arasındaki rekabeti bilmeyen yok.Belki de yüz yıla yaklaşan bu rekabette iki takım her zaman birbirlerini aşağılamaya ve kötülemeye çalışırlar ve her iki takımın yanlı gazeteleri de bu işe çanak tutarlar.

Bu haftanın bombası barcelona taraflı bir gazeteden ribery transferi dedikoduları üzerine geldi.


Habere göre ribery eğer real madride transfer olursa dah da çirkinleşecek ama barcelonaya transfer olursa giderek brad pitt kadar yakışıklı olacakmış.Ne kadar güzel ve ince bir espri işte futbolun güzelliği buarada ortaya çıkıyor.bu oyunun bu kadar sevilmesinin esas nedeni de belki de bu. Zeka ve Esprinin bu kadar harmanalandırılarak kullanılması..


Ribery Madrid Yolcusu

Ribery Madrid Yolcusu

Image Hosted by ImageShack.us


L’Equipe’ haberine göre Fransız yıldız franck ribery Madrid yolcusu ..

Her ne kadar İngiliz devi Manchester United ribery için iddaalı olsa da ribery nin gönlü İspanyol devinden yana ..


Madrid baskanı perezın sportif drektorlüge eski futbolcuları zinedine zidane ı getirmesi belkide bu transferi daha kolay hale getirebilecek gibi ..

Isın ilgınc yanı Zıdane’nın menajerı Alain Migliascio aynı zamanda ribery’ninde menajerlerinden birisi ve bu durumda terazi Ispanyol devi real madrid’den yana ..

TRANSFER SEZONU HIZLI BAŞLADI

Evet işte bir sezonun daha sonuna geldik ve her zaman olduğu gibi haziran ayının gelmesiyle beraber kluplerin transfer gündemi ve transfer dedikoduları yine blog manşetlerini süslemeye başladı...
bizde ekibimizle beraber şu transfer işine bir el atalım dedik önce türkiyeden haberler....

Bu yılın ilk bombası hiç kuşkusuz MEHMET TOPUZ

Her şey bir anda gelişti bu transferde önce hem fenerbahçe hem beşiktaş mehmet topuzla görüşmelere başladı fenerbahçenin 1.3 milyon dolarlık teklifinden sonra beşiktaşın 1.6 milyon dolarlık teklifi duyuldu ve mehmet topuz çocukluğumun takımı dediği beşiktaş ile anlaştığını duyurdu.
Herkes tamam mehmet topuz beşiktaş'ta derken trnsferi yılan hikayesine çeviren o açıklama kayserispor yönetiminden geldi..
-Mehmet Topuzu fenerbahçeye verdik.
Peki şimdi ne olacak? Acaba bir futbolcunun bir eşya gibi alınıp satılmasına göz mü yumulacak? Yoksa ben bu renklere aşığım diyip beşiktaş formalarıyla resimler çektiren mehmet topuz sonunda muradına erip sevdiği saydığı o kutsal forma ile önüzmüzdeki sezon inönüde çarşı grubunun önünde sahaya çıkabilecek mi?

Futbolun İlginç Yanları


* Jübile maçında kendi kalesine gol atan tek futbolcu Franz Beckenbauer.

* Finlandiya’nın unutulmaz oyuncularından Pentti, 1986′da kendi kalesine 5 gol attı. Maçtan sonra takım arkadaşları tarafından Pentti’ye ‘pusula’ bile alındı.

* ‘Şampiyonlar Ligi’ndeki en süratli gol’ David Trezeguet’ye ait. 1997-98′de Monaco forması giyen Trezeguet’nin şutu 157.33 kilometre hızla Manchester United ağlarıyla buluştu.

* Beşiktaşlı taraftarların Liverpool maçında yaptığı tezahürat 132 desibele çıktı. 132 desibel, futbol tarihinin en yüksek ses seviyesiydi.

* 1996-97 sezonunda 34 maçta 2 galibiyet 27 yenilgi, 5 beraberlik alan Zeytinburnuspor, Türkiye Birinci Lig tarihinin ‘en kötü performansı’na imza attı.

* Tony Alexander Adams, 22 sene Arsenal forması giydi ve başka bir takıma transfer olmadan futbol hayatını bitirdi.

* 27 takım değiştiren Lutz Pfannenstiel, 6 kıtada da top oynayan tek futbolcu oldu.

* Rakip filelere 54 gol gönderen José Luis Chilavert, 'En fazla gol atan kaleci' olarak futbol tarihine geçti. Chilavert ayrıca hat-trick yapan tek kaleci.

* Beşiktaş'ın 'Şifo' lakabıyla tanınan efsanesi Mehmet Özdilek, futbol kariyeri boyunca hiç kırmızı kart görmedi.

*Atatürk Olimpiyat Stadı , İstanbul BŞB.-Gençlerbirliği maçıyla ‘En az seyirciyle oynayan 5. dev stat’ oldu. 81 bin kapasiteli statta 9 Aralık’ta oynanan maçı sadece 50 kişi izledi.

Bu Ne Perhiz ? ...


Gökhan Gönül'den ilginç gelişme ..

Fenerbahçenin ''kadrolu'' futbolcusunda ''kartal'' dövmesi ...

Fenerbahçe'nin iki sezon önce Gençlerbirliği Oftaş (Hacettepe) tan aldıgı Gökhan Gönül'ün ayak bileğinde bir kartal dövmesi olduğu görülmüş .. İşin ilginç yanı Gönül bu kulüpte 2 senedir oynuyo hiç mi farketmediniz be kardeşim ? yada soyunma odasında malzemecinin bile mi gözüne çarpmadı.Bugunlerde antrenman kısa çorapla çıkınca mı iş oldu oyuncunun başına ?

Olayın aslına inildiğinde bu dövmeyi çocukluğunda yaptırdığı söyleniyor . Budamı doğuştan Beşiktaşlı ne ?

Çoğu taraftar sitesinde olay oldu bu :) hatta kıskanan taraftar bile var

- Ulan Fenerbahçeli gökhan bile yaptırmış dövmeyi de biz fanatik beşiktaşlıyız diye geçiniyoruz , bizde daha yapıştırma bile yok !

6 Haziran 2009 Cumartesi

İşte Beşiktaşlı Mehmet Topuz

BAŞLARKEN

Bir süredir takip ediyorum bu blog sitelerini son zamanlarda iyice işin içerisine girmeye,olaya adapte olmaya başlamıştım ki bu malum kapatma kararı çıkageldi.Neyseki fazla uzun sürmedi de bende diğer insanlarla,dünyayla fikirlerimi paylaşmaya diğer arkadaşların fikirlerini yazdıklarını dünya görüşlerini kaldığım yerden okumaya devam edeceğim.Tam da bu anda içimdeki ses açığa çıkmaya başladı madem birçok insan fikirlerini söylüyor görüşlerini ortaya koyuyor,ben niye yapmayayım benim onlardan neyim eksik diye bir ego şişmesi yaşadım.İşte bu heyecanla bu siteyi hazırlıyorum ve hizmetinize sunuyorum.Amacım sadece kendimi biraz olsun ifade edebilmek(zaten bu değilmi blogların varoluş nedeni) ve yasaklarla dolu ülkemizde bazı şeylere tepkimizi sessiz kalarak değil konuşarak ve konuştuklarımızı icraata geçirerek ortaya koymaya çalışmak olacak.Bu sayfayı oluştururken esinlendiğim bir kaç blog sayfası oldu.Ama önemli olan herkesin kendini ifade etmesi ve özgün fikirlerini kendi içerisindeki fikir duygu ve düşüncelerini internet ortamına sunarak hiç tanımadığı görmediği ama yazılarını beğendiği o yazıların içinde kendinden bişeyler bulduğu kişilerle fikir alışverişinde bulunmak ve kendi düşüncelerinin kendi yargılarının kendine göre çok benimsediği çok önem verdiği ya da tam bilakis hiç beğenmediği eleştirdiği değerlerin başkaları tarafından nasıl yorumlandığı olaya daha objektif olarak bakan arkadaşlarımın bana katabileceği yapacağı yorumlarla beni etkileyebilecekleri kanısıyla yola çıkıyorum.Tabi bu zaman içerisinde belki bazı noktalarda kendimle çelişeceğim bazen o objektifliği kendi yazılarıma uygulayıp kendi kendimi de eleştireceğim.Burada önemli olan benim görüşlerimin diğer kişiler tarafından nasıl yorumlandığı üzerinedir.Genel olarak ilk hissiyatım bunlar bakalım zaman içerisinde neler olacak

Eden Hazard



Son yıllarda Belçika futbolunun dünya futboluna armağan ettiği 91 dogumlu genc yetenek ..

Eden Hazard futbola Belçika mahalli takımlarından Royal Stade Brainois’te başlamış daha sonrasında Fc Tubize transfer olmuş ve gerisi Losc scoutları sayesinde çorap söküğü gibi gelmiş ..

2005 yılında geldiği Lille ‘ e önce genc takımda baslayıp 2 yıl burada oynadıktan sonra Rudi Garcia sayesinde 2007 – 2008 sezonunda A takıma alınmıştır ..

Oldukça mütevazi duruşu belkide onu Lille takımında vazgeçilmez yapan en önemli etkendir .

Oyun yapısıyla tipik ‘’ Attacking Midfiedler ‘’ diye tabir ettiğimiz bölgeye bana göre Fransa liginde yakışan en genç oyuncudur ..

Kulüp bazında yükselişi onu milli takım düzeyinde de müthiş bir artışa sürükledi desek herhalde yalan olmaz . .
Ülkesi için U-17 , U-18 , U-19 takımlarının hepsini tattı ve bu yükseliş ona 18 Kasım 2008 tarihinde A milli formayı giyme başarısını gösterdi . Luxenburg ‘ la yapılan bir maçta 67. dakikada Wesley Sonck’un yerine oyuna alındı ..

Ailece futbol aşığı olan Hazard ailesinin 16 yaşındaki üyesi Thorgan Hazard ‘ da ağabeyi Eden Hazard gibi Fransız futbolu için hizmet veriyor ve şuan RC Lens klubunde forma giyiyor ..

Kim bilir belkide ileride Hazard kardeşler adından sıkça söz ettirir ..

5 Haziran 2009 Cuma

Sergio Lionel '' Kun '' Agüero






2 Haziran 1988 doğumlu Arjantinli genç golcü henüz erken yaşlarda rekorlar kırmayı becermiştir ..

15 yaşına gireli 35 gün olmuşken Arjantin liginde forma giyme başarısı göstermiştir bu rekor daha öncesine onun kayınpederine yani Diego Armando Maradona’ya aittir .. 17 Yaşında tanıştığı Atletico Madrid’e 17 M £ ya transfer olmuştur şimdiki değeri ise neredeyse 4 katı 55 M £ ..

Topu alıp fuleli koşularıyla göz zevkimizi tatmin etmektedir ..

Formasında ‘’ Kun ‘’ ismi aynı zamanda onun lakabıdır .. ‘’Kun’’ her dilde farklı yorumlanan sözcük fakat Agüero için japonca anlamını kullanıldıgı söylenir ..


Atletico Madride geldiğinde şöyle bir açıklaması vardır ;


‘’ Asla R harfi ile başlayan klupte forma giymem ‘’ demiştir herkez onun Atletico Madrid’in ezeli rakibi Real Madrid’den bahsettiğini sanırken aslında O , yetiştiği klubun yani İndipendiante nin ezeli rakibi olan Racing Club’tan bahsetmiştir …

Üstün özelliklerle donatılmış bu futbolcunun belkide tek eksikliği fiziksel olarak biraz ‘’zayıf ‘’ futbolcu olmasıdır .. Bu özelliği ona ikili mücadelerde dezavantaj yaratabilmektedir ..

4 Haziran 2009 Perşembe

Dangerous Goal Weapons :



Vedad Ibisevic ;















İbisevicin hayatı aslında tam bir hikayedir ..

Bosna savaşı sıralarında ailesinin zorunlu göçü beklide onun hayatını değiştirmiştir . göç ettikleri Bosna ‘ nın Tuzla şehrinde Proleter Slavonovići de futbola başlamıştır . daha sonra Bosna birinci lig takımlarından Zmaj od Bosne'a gitmiştir. Bu sürede Bosna-Hersek genç milli takımına seçilmiştir .

Ekonomik Sıkıntılar baş gösterince 2000 yılında isviçreye göç kararı alınır . 10 ay Fc Badende antrenman yapar fakat bela onun peşini bırakmamıştır . Vize problemleri nedeniyle A.B.D nin St Louis eyaletine göç etmiş ve St. Louis Univercity takımında oynamıştır orda futbol dehası Michel Platini’nin dikkatini çekmiş ve sadece 1 sezon Psg forması giymiştir . . Daha sonra Dijon’a transfer olan Bosnak yıldız 2006 senesinde Alemannia Achen takımına transfer olmuştur burada başarılı bir sezonun ardından 2007 de ilk A milli formayı giymiş ve ardından FC Hoffenheim ın yolunu tutmuştr burada ilk sezon umdugunu bulamasa da ikinci sezonunda müthiş bir patlama yapar ve 17 maçta 18 gol atar bela bu adamın peşine yeniden takılır ve sakatlığı baş gösterir ligin ilk yarısına doğru sezonu kapattığı haberi onun için acı bir sondur ..

İlginçtir ki 17 maçta attığı 18 gol onu tam 23 hafta gol kralı olarak tutmuştur ..

Rakipleri Edin Dzeko , Grafite ve diğerleri onun oynamadığı süre içerisinde bile onu geçememiştir taki 23. haftaya kadar ..




Michel Bastos ;


















Futbola feyenoord da başlayan 26 yaşındaki brezilyalı yıldız tam bir görev adamıdır . . maçlarda yaptıgı sürpriz çıkışlar nedenli haklı olduğumuz gösterir .

Feyenoord da oynadıktan sonra Excelsior a kiralanan yıldız oyuncu istediğini bulamamış ve ülkesine dönmeyi kafasına koymuştur … Brezilyada geçirdiği 4 senede Parananse , Gremio , Figuerense , Parananse defterlerini açmış olan Michel , tekrar avrupanın yolunu tutmuştur . .

2006 Yılında Losc Lille takımına katılan Michel , ilk maçını Rennes’e karşı sadece 65 dakika oynamış ve menajerine kendisini göstermiştir.




Edin Dzeko ;


















Ülkesinin takımlarından FK Željezničar da futbola başlayan dev santrafor .. FK Željezničar da piştikten sonra Tepliceye transfer olmuştur . 43 maça çıkmış ve 17 gol kaydettikten sonra zaten gerisi çorap söküğü gibi gelmiş Felix Magath bu oyuncuyu bir gol makinası haline getirmiştir ..
Wolfsburgun şampiyonluğunda hatırısayılır payı vardır ..

Efsanevi Yapıtlar : Goal I & Goal II










Goal I ! The Dream Begins ! ..

Santiago Munez , günün birinde çok ünlü bir futbol yıldızı olma hayalleri kuran Latin bir delikanlıdır. Doğu Los Angeles'ın Barrios kesiminden gelen genç futbolcu, Newcastle'a gider ve İngiltere Premier Liginin ışıltılı dünyasıyla tanışır.

Goal II ! Living The Dream ! ..

Newcastle United futbol klübünde deneyim kazandıktan sonra, Santiago Munez Real Madrid'e transferi ile David Beckham, Zinedine Zidane ve Ronaldo gibi efsane futbolcular ile aynı sahada top koşturma şansı kazanır.

17 Ocak 2009 Cumartesi

Ofansif mi Defansif mi ?

Evet dünya üzerinde cogu teknik adamın oynadıgı taktiksel olgular .. defansif futbol mu ofansif futbol mu ?

aslında her iki futbol tipide bir takıma uyum saglayabilir fakat çözülürseniz patlarsınız yani gömünün yerini belli ederseniz aç kalırsınız ..

Otto rehhagel ' in Yunanistan'ı euro 2004 te defansif futbolla sampiyon olmustur o zamanlar Türk milli takımının antrenörü olan ersun yanal da tezat bir futbol sergileyerek ofans futbolunu benimsemistir

Sene 2008 i göserdiginde Otto rehhagelin yunanistanı gruptan 0 cekerek euro 2008 e veda etmiştir ..

Euro 2008 in defansif futbolla dikkat ceken bir takımıda raymond domenech in Fransa ‘ sı .. Teknik ve ofansif yönden kuvvetli Fransa milli takımını defansif ve sıkıcı bir futbol oynatan domenech tepkileri üzerine toplayan isim olmuştu ..


Tabi bu futbol olgularını takımlara uygulayabilmekte büyük bir ustalık gerektiren bir iş örneğin fabio capello real madride geldiği günden itibaren defansif oyun tarzını benimsemistir süper ofansif kadroya defansif sistemi aşılayan capello real madridi de şampiyon yapmıştır tabi daha sonrasında görevini bırakıp İngiltere milli takımına gitmeside herhalde macera aramaktan baksa bir şey olmasa gerek ..

Bu olguları iyi bir şekilde uygulayan diğer usta teknik adam ise Mourinho Chelsea de sağlam bir ofansif futbol oynatan Jose Mourinho 2004-2005 sezonundan beri yıldızlar topluluğu Chelsea de 38 maçta 29 galibiyet alarak Premiere League tarihine de adını yazdırdı. Lig tarihinde bir sezonda en fazla maç kazanan, en fazla puan alan (95) ve en az gol yiyen (15) takım oldu Chelsea. 2004-2005 sezonunda Chelsea’nin son şampiyonluğunun ardıntan tam 50 yıl geçmiş bulunuyordu.

Diğer teknik adamımız ise mircea lucescu .. defansif futbolla Besiktas’ı 2002 – 2003 sezonunda şampiyon yapan ve öncesinde Galatasarayla maceralar yaşayan Rumen teknik adam aşırı defansif futboluyla Türkiye’de bazı spor yazarları tarafından ‘’korkak’’ diye anılmıştır ..

Euro 2008 ' in Enleri ..

1. En erken atılan gol: Hırvatistan-Avusturya maçında dördüncü dakikada Modric'in penaltıdan attığı gol.
2. En geç atılan gol: Semih'in Hırvatistan'a 120+2. dakikada attığı gol. Maç penaltılara kaldı ve Türkiye kazandı.
3. Adından en çok bahsedilen oyuncu: Arshavin-Rusya, Arda Turan-Türkiye.
4. En çok hayal kırıklığı yaratan futbolcu: Benzama-Fransa.
5. En çok koşan futbolcu: İlk defa 16 kamerayla futbolcuların ne kadar koştuğu, hangi hızla koştuğu tespit edildi. Buna göre; Hırvat Ivica Olic, 31.76 km hızla turnuvanın en hızlı oyuncusu. En çok koşan oyuncu ise 46.2 km ile Alman Michael Ballack.
6. En sempatik futbolcu: Yeni Cruyff olarak adlandırılan Hırvat Modric.
7. En agresif oyuncular: Türk Milli Takımı'ndan Volkan Demirel, Tuncay Şanlı ve Fransız Eric Abidal.
8. En çok konuşulan maç: TürkiyeÇek Cumhuriyeti maçı son 50 yılın en iyi eleme maçı seçildi. Türkiye 2-0 yenik olduğu maçı, son 15 dakikada attığı gollerle 3-2 kazandı.
9. En sıkıcı maç: Fransa-Romanya ve 1-1 sonuçlanmasına rağmen Avusturya-Polonya maçı.
10.En iyi antrenör: Slaven Biliç (Hırvatistan) ve Guss Hiddink (Rusya Cumhuriyeti).
11.En çok hayal kırıklığı yaratan antrenör: Raymond Domenech (Fransa).
12. En genç oyuncu: İsviçre milli takımının Türk kökenli oyuncusu Eren Derdiyok, 12 Haziran 1988 doğumlu.
13.En yaşlı oyuncu: Avusturya milli takımından Ivica Vastic, 29 Eylül 1969 doğumlu.
14.En mücadeleci oyuncu: Çek Marek Jankulowski girdiği ikili mücadelelerin 13'ünden başarıyla çıktı.
15.Milli takımlara en çok futbolcu veren kulüp: Alman Bayern Münih'in dokuz oyuncusu turnuvada oynadı.
16.En çok faul yapılan oyuncu: İsviçreli Valon Behram ve Alman Michael Ballack.
17.En kötü maç yöneten hakem: Türkiye-Almanya maçının hakemi İsviçreli Massimo Busacca.
18.Golle sonuçlanan en iyi organize atak: Hollanda'nın İtalya'ya attığı ikinci gol, 19.En yavaş futbol oynayan takım: İsveç oynadığı tüm maçlarda toplam 29 atak yaptı ve topa yüzde 42.67 oranında sahip oldu. İsviçre'yle birlikte en az olumlu pas çeviren takım oldu.